“bıçak” yerine kesici alet deniyor.

“öldürdü” yerine ö*****ü yazılıyor.

“tecavüz” yerine c*nsel saldırı ya da uygunsuz davranış deniyor.

“intihar etti” ifadesi bile bazen dolandırılıp "hayatına son verdi"ye çevriliyor. Veya her zaman olduğu gibi i****** ****'ye kadar ilerleniyor.

“işkence” yerine kötü muamele, “fail” yerine şüpheli de kullanılması aynı bokun laciverti.

bunlar güya insanları rahatsız etmemek, işi sağlama almak için yapılıyor. oysa kelime yumuşadıkça olaylarda yumuşuyor. istismara “cinsel ilişki” falan demek gibi.

misal “bıçaklandı” deyince gözünüzün önüne bir suç geliyor. kesici aletle hayatını kaybetti denince sanki hastanade komplikasyon yaşamışta ondan ö**** gibi duruyor a**. öldürüldü deyince bakın ortada bir fail, bir de hesap sorulacak bir düzen var dedirtiyor insana. oysa hayatını kaybetti denilince ölüm kendiliğinden gerçekleşmiş bir hava olayı gibi durmakta.

bu dil benim işime yaramıyor. muhtemelen seninde yaramıyor. tahminimce insanların “bu nasıl oldu, kim sorumlu?” diye sorması bazıları için tehlikeli olabilir.

çünkü halk “öldürüldü” derse fail arar. “kesici alet olayı” derse mum grafiğinde değer (nasıl boktan kafiye ama).

halk “çocuk öldürüldü” derse hesap sorar. “istenmeyen bir olay yaşandı” derse haber akışına devam eder.

bunu yürülüğe sokmakta aşırı basit. birkaç dava, birkaç erişim engeli, birkaç reklam tehdidi. birkaç kez de “toplum huzurunu bozmayın" dersin. gerisi oto-sansür zaten.

bu format şiddeti azaltmıyor. şiddete karşı olan öfkeyi azaltıyor.

“bıçaklandı” bir saldırıdır. “kesici aletle yaralandı” ise neredeyse bir sağlık çantasının kullanım kılavuzu cümlesi.

biz her “ö****ü” yazıldığında yalnızca bir kelimeyi kaybetmiyoruz.

faili, sorumluyu ve hesap sorma ihtimalini de yıldızlıyoruz.

lütfen yıldızları dünyaya alet etmeyin.

(harikulade kapanış)