1. Gün, 17 Mart 2026 Salı:
  • İddianamesinin ilk cümlesinden CHP’nin âdeta kriminalize edildiği dava duruşmaları CHP’lilerden kaçırılmaya çalışıldı.
  • Müvekkil yakınları ve hukukçuların büyük kısmı getirilen keyfî kısıtlamalar nedeniyle, aleniyet ilkesine aykırı bir şekilde salona alınmayınca yüzlerce kişi dışarıda kaldı.
  • Yöneticilerinin yargılandığı duruşma salonuna İBB’nin Başkan Vekili Nuri Aslan da alınmadı.
  • Savcının insanları varsayımlar üzerine tutuklattığı; tutuklamaya gerekçe olarak gösterdiği ifadeleri verenlerin de hiçbir suça tanık olmadıkları ortaya çıktı.
  1. Gün, 18 Mart 2026, Çarşamba:
  • Savcının kendi varsayımlarını tanığın ağzından iddianameye geçirdiği
  • Adem Yavuz’un ifadesinin banka ve HTS kayıtlarıyla örtüşmediği
  • Suçlamaya gerekçe olarak, akıl dışı bir şekilde seçimden aylar sonra seçim için para istenildiğinin iddia edildiği
  • Yapılan tekziplere rağmen İBB iştirakleri aleyhine devam eden dezenformasyona ilişkin Ali Sukas’ın savcılığa verdiği suç duyurusundan netice alınamadığı
  • Gürgen kod adlı gizli tanığın medyadaki bu dezenformasyondan bir derleme niteliğinde olan ifadesinin, bütün birimleri ilgilendirmesi itibarıyla gerçek bir kişiye ait olamayacağı
  • Ümit Polat’ın iddialarının firmaların beyanlarıyla çeliştiği, suçlamaya temel oluşturan ve birbirlerinden aldıklarını söyledikleri asılsız duyumların kaynağının meçhul olduğu
  • Sayıştay denetiminden geçmiş, olağan ticaret faaliyetlerinin; suç unsuru olarak gösterilmek suretiyle artık kriminalize edildiği ortaya çıktı.

RAMAZAN BAYRAMI (20–22 Mart 2026)

  1. Gün, 23 Mart 2026, Pazartesi:
  • MASAK raporunun Gürgen’in ifadelerini yalanladığı
  • Ödeme alamadığı iddia edilen hiçbir tedarikçinin ihtar çekmediği, alacak davası açmadığı
  • Rüşvet alan, veren veya alındığını gören kimsenin olmadığı
  • Ortada iddiayı destekleyen hiçbir banka hareketi yokken HTS kaydına binaen aynı yerde bulunma olgusunun rüşvet anlaşmasının yegâne delili olarak sunulduğu
  • Gerçekleştiğine dair hiçbir delil bulunmayan banka hareketlerine MASAK raporlarında gerçekleşmiş gibi değinilip geçildiği
  • Savcılığın, tedarikçileri cezasızlık ve tahliye taahhüdüyle kandırarak hukuka aykırı olarak aldığı iftiraların yok hükmünde olduğu ortaya çıktı
  1. Gün, 24 Mart 2026, Salı:
  • Başsavcı duruşma aleniyetine aykırı bir şekilde salona alınmaları engelleyerek davayı hukukçu milletvekillerinden kaçırmaya çalıştı.
  • Siyasi davaya kurban gitmeme vaadinde bulunan AKP’li İsmail Kaan’a ödeme yaptıktan sonra tutuklanan Murat Kapki’nin savcılık tarafından da kandırılıp tahliye vaadiyle, baskı altında “itiraf” adı altında yalan ifade vermeye zorlandığı
  • Tutukluk gerektirmeyen dosyalarda insanları yalan beyan vermeye zorlayabilmek adına özgürlüklerinden mahrum etmeleri yönünde hâkimler üzerinde baskı kurulduğu
  • Bu uğurda o tarihte var olmayan, gelecekte verilecek asılsız beyanların sonradan tutuklamanın yegâne gerekçesi olarak gösterildiği
  • Deprem yönetmeliğine aykırı olan inşaata ruhsat verilmemesinin ve kesilen cezaların suç unsuru olarak sayıldığı, valinin usulsüz ruhsat verilmesi yönünde Şişli Belediyesi’ne baskı yaptığı ve kayyum atamasından sonra dayanıksız inşaatın 32 kata çıktığı
  • Belediyenin mühürlediği inşaatta çalışan beton mikserinin 70 yaşındaki bir kadına çarparak öldürmesi karşısında yetkililerin hiçbir adli işlem yapmadığı
  • Resul Emrah Şahan’ın AKP’li komisyonun oylarıyla geçen bir plan gerekçe gösterilerek yargılandığı, hayata geçmemiş bir uygulama gerekçe gösterilerek tutuklandığı
  • İmamoğlu ve Şahan’ın tutuklandıktan sonra rüşvet aldıklarının iddia edildiği
  • Kamu görevlisi olmayanların, işlemeleri mümkün olmayan irtikap suçundan aylardır hapis tutuldukları
  • Tanığın kendisinin tanık olmadığını belirttiği bir eyleme ilişkin beyanlarını çürüten deliller incelenmediği için Altan Ertürk’ün 6 aydır hapis tutulduğu ve bu süre zarfında yetkili mercilere ulaşamadığı
  • Bu denli hoyrat bir keyfîyet ortamında koğuşlardaki doluluk oranının %125’e ulaştığı
  • Sistemin, işlemedikleri suçları işlemişçesine beyan verdikleri ana kadar masumları tutuklu tuttuğu ve iftiracı olup işlemedikleri suçtan hüküm giydikleri anda serbest bıraktığı
  • Belediye başkanlarının tutuklanmasının, alenen, bir darbe gibi tüm yurttaşların anayasal haklarını ve ortaya koydukları milli iradeyi hedef aldığı ortaya çıktı.
  1. Gün, 25 Mart 2026 Çarşamba:
  • Soruşturmanın başlangıcından iddianamenin düzenlenmesine kadar yapılan tüm iş ve işlemlerin Anayasa’ya, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine ve ölçülülük ilkesine aykırı şekilde gerçekleştirildiği
  • Avukatların belgelere erişimlerinin engellendiği, müvekkillere ise isnat edilen suçlarla ilgili soru sorulmayarak cevap verme haklarının duruşmaya kadar 1 yıldır gasbedildiği
  • Müvekkil lehine olan hiçbir delilin toplanmadığı ve her biri bir öncekini yalanlayan aleyhe beyanların doğruluğu teyit edilmeden tutuklama yapıldığı
  • Savcılığın, belediyeleri birer suç örgütü olarak kabul ettiği; kamu düzenin korunması adına yasal zorunluluklar kapsamında kesilen cezaları, üzerinden hiçbir şahsi menfaat temin edilmeyen hayır işlerini, bakanlığın direktiflerini ve yangın yönetmeliğine aykırı olan inşaata ruhsat verilmemesini suç unsuru olarak saydığı
  • Savcılığın dosyadakinden farklı bir iddianameyi basına servis ederek dezenformasyon suçunu işlediği
  • Hayati tehlikesi olan Murat Çalık’ın kritik sağlık bilgilerinin Adli Tıp’tan gizlenerek mahkum tutulduğu ortaya çıktı.
  1. Gün, 26 Mart 2026 Perşembe:
  • Murat Çalık’ın bir önceki günkü duruşmadan sonra yeniden hastaneye kaldırıldığı
  • Murat Çalık’ın İmamoğlu’nun getirdiği belediye başkanlığı teklifini reddettiği, meclis listesinde İmamoğlu döneminden bazı kişileri dâhil etmediği ve dolayısıyla aralarında bir örgüt içi emir-komuta ilişkisi bulunmadığı
  • Yeni delillerin varlığıyla gerekçelendirilebilecek tutukluluk kararının açık bir hukuksuzlukla yeni delil bulunmaması üzerinden gerekçelendirildiği
  • Murat Keleş’in suçsuz olduğunun savcı tarafından bilinmesine rağmen amcası Fatih Keleş aleyhine ifade vermesi için gözaltına alınıp cinayet zanlısıyla aynı hücrede tutulduğu
  • Telefon trafiği bulunması gerekçe gösterilerek aile ilişkilerinin artık bir suç örgütü bağlantısı olarak yorumlandığı
  • Ortada suça ilişkin somut delil bulunmamasının, gizliliğine riayet edilmiş bir suç örgütünün varlığına ilişkin tek kanıt olarak tutukluluğa gerekçe edildiği
  • İş akdi kapsamında gerçekleştirilen hakediş ödemelerinin artık rüşvet suçunun unsuru olarak kriminalize edildiği
  • İhaleye fesat iddiasını inceleyen bilirkişinin ihale dokümanını bile okumadığı
  • Kamuyu zarara uğratacak ihalelerin müfettiş denetiminde mevzuata uygun olarak iptalinin, yolsuzluk suçunun unsuru olarak kriminalize edildiği
  • Yargılanmayı bekleyen astım hastalarının aylardır 12,5 m²’lik, tek kişilik hücrelerde 8 kişiyle kalmaya zorlandığı
  • Ameliyatlık hâle getirilen hastaların bir günde hallolacak tıbbi müdahalelere bile erişimlerinin aylardır bürokratik prosedürlerle engellendiği
  • Haftada 60 dk’lık görüntülü görüşme hakkının keyfî olarak, dava müvekkillerinin aleyhine 10 dk’lık sesli görüşmeyle sınırlandırılarak "Aile Yılı"nda aile bağlarının koparılmaya çalışıldığı ortaya çıktı.

Kaynak