• 17 Posts
  • 36 Comments
Joined 2 months ago
cake
Cake day: February 11th, 2026

help-circle









  • Reddit’te alttan alta aşılanan, direnmenin boşuna olduğunu kanıksatmaya çalışan iktidar propagandası artık iyice hissedilir oldu. Israrlı propagandaya hiçbirimiz bağışık değiliz o yüzden bizim de bildiğimiz gerçekleri, bu iktidarın bütün zulümlerini, tekrarlayarak ama normalleştirmeden hafızalara kazımamız gerektiğini düşünüyorum.

    Dediğiniz gibi, muhalif vatandaşın daha güvenli olan buraya taşınması gerek ama nasıl yapılır bilmiyorum. Ben bile Reddit’e nazaran burayı nadiren kullanıyorum. Hâliyle, tartışma gerçekleştirmeye uygun bir ortam da pek oluşmuyor.













  • Reddit’te bu konuyla ilgili bir tartışma olmuş. 10 gün içinde aynı konuda yeni bir gönderi açmak istemedim, Türk sosyal medya kullanıcıları LGBT+'lardan irite olduklarını söyledikleri için. Ancak tartışmadaki karşı argümanlara şu cevapları eklemenin önemli olduğu kanısındayım:

    • Trans olmak soydan mı geliyor? […] “Soykırım” terimi “soy”a, biyolojik bağa ithafta bulunur. Transların hepsi birbiriyle akraba değilse “soykırım” ibaresi doğru kullanım değil.

    Hükûmet, transları âdeta görünmek ve duyulmak suretiyle çoğalan, ayrı bir tür oldukları kabulüyle ve toplumda yerleri olmadığını söyleyip ortadan kaldırmaya çalışmıyor mu? Bir veya birden fazla kuşaktan tespit edebildiği her bireyini hedef aldığı bir kesimi yer yüzünden silmeye çalışması kırım değil mi? Ortada inkâr edilmesi mümkün olmayan bir gerçek var ki o da Cumhur iktidarının bugün translığın yarın ise yayılıp çoğalarak tehdit oluşturduğunu söyleyeceği başka bir muhalif kimliğin sonraki kuşaklara aktarılmasını engelleyecek imha politikaları geliştirmeye başladığıdır.

    • Ona bakarsak yüzlerce gazeteci, muhalif vs. hakkını savunanlar gazeteci soykırımı, muhalif soykırımı gibi terimler üretsin. Bir şeyi de abartmayın. Türkiye’de sadece trans bireylerin mi hakkı göz ardı ediliyor? Tüm halk olarak herkesin sorunu var […] Önce hepimizin problemlerini çözelim, sonra belli grupların problemini çözeriz.

    Gazetecilik, etnisite ve cinsel kimliğin aksine, kişinin doğuştan gelen ve değiştirilmesi mümkün olmayan bir kişilik özelliği değil. Bununla birlikte kırım mekanizmalarının yerleştiği totaliter rejimlerde diğer muhalif kesimlerin de aynı kırımdan muaf tutulmadığını görüyoruz. Dolayısıyla bu problem sadece transların hayatlarını tehdit eden “önemsiz bir ayrıntı” değil. Bu, hâlihazırda muhalif her bireyin hayat memat meselesi zaten.






  • Reddit’teki şu gönderi olan biteni çok güzel özetliyor. O kadar çok rezalet var ki say say bitmiyor:

    3 yaşındayken bebeğe cinsel istismara başlayan dernek yöneticisi, bebeğin aynı zamanda öz babası. Anne de daha çocukken kendisi tarafından uğradığı tecavüz nedeniyle, ailesinin baskısıyla evlendirilmiş. Evlilik esnasında fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete maruz bırakılmış ve sonunda katlanamayıp boşanmış. Farklı suçlardan sabıkalı olmasına ve aleyhine kuvvetli deliller bulunmasına rağmen adam asla tutuklanmamış. Kilit tanığın beyanı kayda geçirilirken hukuksuzluklar yapılmış. Çocuğuna işkence ederken fotoğraflarını çeken saldırganın aleyhine sunulan deliller yetersiz bulunup hakkındaki adli kontrol tedbirleri kaldırılmış. Yargı içinde kendisini koruyan bir yapı olduğunu söyleyip mağdurlara gözdağı vermekten geri durmamış. Mağdurların çığlıkları, âdeta saldırganı doğrularcasına, mahkeme ve TBMM Başkanlığı kararlarıyla sansürlenip susturulmuş. Annenin girdiği her işe bu konu gerekçe gösterilerek son verilmiş. Çocuğun okulda geçirdiği krizler veliden gizlenmiş. Çocuk, sınıf annesi tarafından rencide edilmiş. Okulun pedagogu ve Sosyal Hizmetler doktoru anneyle kıza hizmet vermeyi reddederek diğer meslektaşlarına erişmelerini engellemiş. Babası olmadığı gerekçesiyle çocuğun sınıf etkinliklerine katılması ve okula kaydının yapılması engellenmiş. Kaymakamlık anneye yardımcı olmayı reddetmiş. Çocuğun durumu kötüleşince hastaneye yatışı engellenmiş.

    Varlığına ilişkin tek bir somut delil bulunmayan "İmamoğlu örgütü"nü neredeyse 1 yıldır inceleyen yetkililer kolları ahtapot gibi her yere uzanan bu çocuk tecavüzü şebekesine karşı neden yıllardır harekete geçmiyor? Milli irade esir alınmışken anneler ve çocuklarının canlarına kasteden tecavüzcüler "Aile Yılları"nda neden serbest? Bu ne saçmalık!





  • atıflarımızı yaptık” sözleriyle savunarak laiklik ilkesine aykırı bir husus bulunmadığını iddia etti

    Bu şizofren sekreterlerin atıfları genellikle olmayan yasa maddelerine oluyor.

    Ölümler ve iş kazalarıyla gündeme gelen MESEM’lerde haftalık ve on beş günlük periyotlarla inceleme yapıldığını iddia eden Milli Eğitim Bakanı, denetimlerden öğretmenleri sorumlu tuttu

    O öğretmenlerin denetiminden de acaba hangi bakanlık sorumlu? Öğretmenleri salmış çayıra, Mevla’m kayıra. Ne rezalet! Alenen görevini ihmal ettiğini itiraf etmiş.

    “Muhalefet yapan kişilerin laiklik anlayışı, insanlara dini ritüellerle ilgili kural dayatan tepeden inmeci bir mantıktır ve evrensel insan hakları metinleriyle çelişmektedir.”

    Sırf şahsi kaprisleri uğruna gençlerin tıbbi tedaviye erişimini yasaklayan, yetişkinlere de kısırlaştırılma koşulu getirmeye kalkan zalimler, insan hakları konusunda ahkam kesecek kadar azıtmış, küstahlaşmış. Gücünü kendi vatandaşının en temel özgürlük ve refah taleplerini bastırarak dış güçlerin güdümünde çalışmasından alan darbe hükûmetinden büyük sözler.